Elon Musk’a Göre Hayat Gerçekten Bir Simülasyonsa, Hikayesi Çok Sıkıcı

Yaşadığımız evrenin, hayatın bir simülasyon, bir çeşit sanal gerçeklik olabileceğini dile getiren pek çok bilim insanı ve düşünür var. Bu isimlerden en öne çıkanlardan biri de (şaşılmayacak biçimde) çılgın iş adamı Elon Musk.

İlk defa Haziran 2016’da Kaliforniya’da gerçekleşen Code Konferansı’nda insanlığın bir simülasyonda yaşıyor olabileceği fikrini paylaşan Musk, temel düzeydeki gerçeklik olasılığımızın milyarda bir olduğunun altını çizmişti. 

Elon Musk simülasyon teorisiyle ilgili yeni açıklamalarını, aslında konsepte çok uygun bir mekanda, oyun dünyasının en büyük etkinliği olan E3‘te yaptı. E3’te sahneye çıktığı konferansta konuşan Musk “Gerçek hayat bir video oyunuysa, grafikler harika ama plot felaket ve oldukça da uzun dedi.”

Elon Musk konuşmasında video oyunlarının, teknoloji dünyasına adım atmasında ve kariyerini geliştirmesinde büyük etkisi olduğunu söyleyerek şöyle diyor:

Teknolojiye oyunlar sayesinde ilgi duydum. Video oyunları olmasıydı programlamayla ilgilenmeye de büyük ihtimalle başlamazdım.”

Yaşadığımız hayatta başkasının video oyununun bir parçası olabileceğimizi iddia eden Musk “Simülasyon, simülasyon, simülasyon… Büyük ihtimalle” diye konuşuyor ve video oyunlarının geleceğiyle ilgili şöyle bir öngörüde bulunuyor:

İki şeyden biri olacak; ya uygarlık sona erecek ya da oyunlar o kadar gerçekçi noktaya ulaşacak ki, gerçek dünyayla sanal arasındaki ayırımı yapamayacağız. Biz de şu anda bir başkasının video oyunundaki karakterler olabiliriz. Bu iyi bir şey mi, kötü mü bilmiyorum.”

Nedir bu simülasyon teorisi?

Yaşadığımız üç boyutlu dünyanın, evrenin, gerçekliğin aslında bizden daha ileri ve zeki varlıklar tarafından yaratılmış bir simülasyon olabileceği ihtimalini sıklıkla dile getiren isimler var.

MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü)‘de bilgisayar bilimcisi ve aynı zamanda da oyun geliştiricisi olan Rizwan Virk, “Simülasyon Hipotezi” ( The Simulation Hypothesisadlı yeni kitabında bu konuyu tartışıyor.

Rizwan Virk Digital Trends’e verdiği röportajda “Bir simülasyonda yaşıyor olma ihtimalimiz, gerçek bir dünyada yaşıyor olmamamızdan daha yüksek diyor ve ekliyor:

Yüzde 50 ila 100 arası bir ihtimalle bir simülasyonun içindeyiz.”

Simülasyon hipotezinin fazlasıyla ciddiye alınmasının bir sebebi de Oxford Üniversitesi’den Prof. Nick Bostrom‘un 2003 yılında yazdığı “Bir Simülasyonda Yaşıyor Olabilir miyiz?” başlıklı makalesi. Bostrom makalesinde istatistiksel veriler üzerinden bir analiz yapıyor.

Farz edin insanlık oldukça gerçekçi simülasyonlar yaratacak bir seviyeye geldi. Daha fazla bilgisayar gücü daha fazla server, daha hızlı yaratılan simülasyonlar demek. Her serverda belki milyarlarca, trilyonlarca farklı simülasyon.

Böyle bir noktada simülasyonda var olan yaşam sayısı, biyolojik olarak var olandan çok daha fazla olacaktır. Bu da bizim de birer simülasyon varlığı olma ihtimalimizi oldukça yükseltiyor.”

Austin’de düzenlenen dünyaca ünlü teknoloji etkinliği South By Southwest’te (SXSW) konuşan teknoloji uzmanı ve ünlü hacker George Hotz’a göre de yaşadığımız evren daha ileri bir medeniyet tarafından yaratılmış bir simülasyon olabilir.

The Verge’e konuşan Hotz “Böyle olmadığına dair bir kanıt yok” diyor. Hotz’a göre:

Bizden daha ileri olan medeniyet, bir kafeste yaşadığımızı anlayamayacağımız bir evren kurmuş olabilir.”

E3Elon MuskNick BostromOyun DünyasıSanal GerçeklikSimülasyon Teorisi
Yorum (0)
Yorum Yap