Robotik & Biyonik

Felaketler İçin Geliştirilmiş Sentor Telerobotla Tanışın – Centauro

Okuma Süresi: 2 dakikaLoadingFavoriteDaha Sonra Oku

Felaketlerde bize yardımcı olması için geliştirilen robotların otonom olup olmaması konusu tartışılmaya devam ederken, “H2020 Projesi” kapsamında 3 ülkeden 8 kurum birleşerek, yarı at yarı insan olan efsanevi yaratık “sentor”dan ilham alarak Centauro’yu geliştirdi.

Telerobot ve telebulunuş teknolojisi

Centauro bir “telerobot”: bu onun uzaktan kumanda edilmesini ve bu şekilde mevcut otonom robotlara göre daha etkin müdahalelerde bulunulmasını sağlıyor. Özellikle Fukuşima Felaketi‘nde sonra “Nükleer tesislere girip müdahale etmesi için gereken robotlar nerede?” sorusuyla geliştirmelerin hızlandığı robotik dünyasının en etkili çözümlerinden biri telerobotlar.

Centauro da en etkili çözümlerden biri çünkü bu telerobotu yönlendiren operatör aynı zamanda “telebulunuş” deneyimi yaşıyor: bu sayede ortamda olmamasına rağmen dokunuş hissiyatına kadar, tıpkı robotun bulunduğu ortamı deneyimleyerek onu yönlendirme şansına erişiyor.

Bu teknoloji aralarında ünlü hümanoid robot Atlas‘ın da bulunduğu robotlardan -otonom ve yarı otonom türlerden- ayrılmasını sağlıyor. Bunun en büyük sebebi, bu otonom işlevlerin olası senaryolara göre görev havuzuna kodlanmış algoritmalar üzerinden işlemesi. Bu algoritma otonom türlerde robot tarafından seçilirken, yarı otonom türlerde operatör grubu tarafından onaylanmaya bırakılıyor. Fakat hiç karşılaşılmamış veya düşünülmemiş bir senaryo olasılığı, mevcut görev kodlamaları arasında olamayacağından, robot bir anda işlevsiz bir hale dönüşüp “mavi ekran” verebilir.  İşte tam da bu noktada, onu uzaktan, tıpkı oradaymış gibi hissedebilen ve anlık olarak yönetebilen bir operatör tüm bu karmaşanın önüne geçebilir.

Bu haber de ilginizi çekebilir:  Otonom Araçlar Market Alışverişinizi Evinize Getiriyor

Çok uluslu proje

H2020’nin Almanya, İtalya ve İsveç’ten ortak geliştiricilerinin olması -özellikle de felaketlere karşı çözüm üreten teknolojiler başlığı altında- ayrı bir anlam taşıyor. Bir bölüm “telebulunuş” gibi yazılımsal bir teknolojiyle ilgilenirken, bir bölüm donanımsal sistemler üzerinde çalışıyor. Daha iyi bir dünya için sınırları kaldıran bu proje, dünyanın gelecek vizyonu adına gerçekten önemli imzalardan biri.

Bardağın boş tarafı

Centauro’nun felaketler karşısında -özellikle de sentor tasarımıyla- pratikte nasıl bir performans sergileyeceği merak konusu. Özellikle insanlara göre tasarlanmış bu dünyada hümanoid olmayan bir robotun erişim ve müdahale noktalarında ne kadar verimli olacağı tartışılabilir. Çünkü bir merdiven basamağının yüksekliğinden, bir vanaya kadar her şey insan odaklı tasarlanıyor; sentor değil…

Bu haber de ilginizi çekebilir:  Şirketleri Nasıl Bir Gelecek Bekliyor?

Bunlara ek olarak telerobot teknolojisini kullanan operatör, Centauro’nun hümanoid olmayan tasarımıyla kendini eşleştirirken muhtemel zorunlar yaşayacaktır. Örneğin adım atmak isterken veya eğilirken… Çok kompleks olan bu uyarlama, yazılım noktasında halledilmiş olsa bile, bunu kullanmayı öğrenmek kolay olmayacaktır. Dolayısıyla son ürün herkesin kullanamayacağı, özel eğitimden geçerek ehliyetli özel operatörlere ihtiyaç duyulan bir teknolojiyi önümüze koyacaktır…

Söz sizde. Düşüncelerinizi paylaşın!

Please Login to comment
avatar
YAKLAŞAN ETKİNLİKLER

mayıs

Etkinlik Yok

haziran

02haz09:0019:003. Gamfed Türkiye Konferansı

SPONSOR İÇERİK
X