Neuralink’le Yepyeni Bir Çağ Bizi Bekliyor

Elon Musk ultra yüksek bant genişliğine sahip beyin-bilgisayar arayüzü geliştiren girişiminin iki yılda geldiği noktayı, Neuralink ekibinde yer alan beş uzmanla birlikte tüm dünyayla paylaştı. Son yılların en gizemli girişiminin ne yapabildiği ve neyi hedeflediği hakkında tüm merak edilenleri sizin için derledik.

Etkinliğe, toplantı amacının işe alım için yapıldığını ve bu kapsamda iki yıllık çalışmaların aktarılacağını belirten Musk, Matrix benzeri bir sistemin tanıtılacağı heyecanını taşıyan herkese başta “Ne oluyor?” dedirtse de devamında Neuralink’i insan ile yapay zekâ ortak yaşamında tercih edilmesi gereken bir pozisyonda konumlandırarak, yapay zekâ ile ortaya çıkan yeni medeniyet seviyesi için ne kadar gerekli olduğu ifadesiyle konuya büyük bir derinlik kazandırdı.

Neuralink’in amacı nedir?

  • Beyin hastalıklarını anlamak ve tedavi etmek
  • Kişinin beynini koruyup geliştirmesini sağlamak
  • İyi bir geleceği tahsis etmek

Neuralink’in yöntemi nedir?

Duyguların yer aldığı limbik sistem ile planlamaların yer aldığı korteks katmanlarına ek üçüncü bir katman olarak yer alacak “dijital süper zekâ katman” kazandırılması bu yeni teknolojinin ana yöntemi ve aslında insanlar bu 3. katmana çoktan sahipler: Telefon, bilgisayar vb. araçlar halihâzırda bizim dijital süper zekâmızı oluşturuyor. Neuralink’le olan farkı ise taşınan değil, implant edilecek bir teknoloji olması.

İmplant edilecek mikroskopik lifler
Beyin-bilgisayar arabirimi
  • Sinir hücreleri -nöronlar- arasındaki mesajlar, köprülere benzeyen sinapslardaki nörotransmitterler aracılığıyla gerçekleşiyor ve “aksiyon potansiyeli” denilen bu mesajı oluşturan elektriksel sinyaller, elektrotlar aracılığıyla okunabiliyor.
  • Okunan bu sinyallerde çivi görünümlü dalgalar (spikes), oluşan sinyal koleksiyonunun deşifre edilmesine yarıyor; başka bir deyişle beyinde duyulan duygu veya komutlar bir kod dizilimi olarak algılanabilir hale dönüştürülüyor.
  • Beynin farklı bölgelerinde yer alan nöron mesajları kaydedilerek, saptanmış sinyal koleksiyonlarıyla gerek bir hastalığın, gerekse bir tedavinin yolu açılmış oluyor.

Her biri 1000 nöronu okuyup yazabilecek şekilde 10 elektrodun implant edilerek beyin bilgisayar arayüzünün sağlandığı teknolojide, nöron büyüklüğündeki mikroskopik lifler özel bir robot tarafından implant ediliyor. Ekipte yer alan beyin cerrahı Dr. Matt McDougall güvenliği birinci öncelik olarak tanımlayarak, bu robot sayesinde binlerce elektrotun kanamaya sebep olmadan kortekse yerleştirebildiğinin altını çiziyor.

İnplant edilecek liflerin bozuk parayla karşılaştırmalı ölçeği; iki farklı fotoğraf değildir!
İmplant işlemini gerçekleştiren özel olarak geliştirilmiş robot.

Neuralink yöneticisi Max Hodak, Neuralink’in iki senelik yolculuğunda 4 konuya odaklandıklarını belirtiyor:

  1. Neuralink, deride bir kabloya sahip olmayan -tamamen kablosuz- bir ürün olmalıydı.
  2. Üç-dört yıl kullanım ömrüne sahip olan bir ürün yerine uzun ömürlü bir ürün olmalıydı.
  3. Gerekli tüm işlemlerin yapılabileceği, pratik bant genişliğine sahip bir ürün olmalıydı.
  4. Hastane, klinik vb. bir ortama ihtiyaç gerektirmeyen, herkesin evde kullanabileceği bir ürün olmalıydı.
N1 sensörü
N1 sensörü katmanları

Tüm bunları N1 adını verdikleri sensörle ve “Link” adı verilen, kulak arkasında konumlanan, bluetooth radyo bataryalı harici bir cihazla erişilmiş. Link adlı bu harici cihaz şarj edilebilir, mobil uygulama aracılığıyla kullanılabilir ve örneğin, güvenlikle ilgili durumlarda güncellenebilir özellikte tasarlanmış.

A. Liflerin implant edilmesi ve "Link" cihazı için bağlantı girişi açılması
B. Kulak arkasında yer alan bluetooth radyo bataryalı "Link" arabirim cihazıyla sinyallerin kontrolü

İlk insanlı deneyler

Henüz fareler üzerinde test edilen ve başarılı sonuçlar alındığını belirten bilim insanı Philip Sabes, Kaliforniya Üniversitesi onaylı sonuçların yakın zamanda yayımlanacağını bildirirdi. İlk insanlı deneyler ise 2020 yılında başlayacak. Ancak BMI bilgisayar kontrolü adını verdikleri sistemde, söz konusu çivi görünümlü dalgalar ile çoktan deşifre algoritmalarının oluşturulmaya başlandığı ve teorik olarak bir sorunla karşılaşılmayacağı düşünülüyor.

Engelsiz bir dünya

Bilim insanı Sabes, beyin sinyalleri ile ilgili verdiği önemli detayda, örneğin, ellerini hareket ettirme engeli bulunan bir kimsenin, aslında kaslarını hareket ettiremediğini, iş bu komutun beyinde elektrik sinyali olarak -tıpkı engelsiz birininki gibi- işlendiğini, dolayısıyla beyin-bilgisayar arabirimince her sinyal koleksiyonunun tespit edilip alınabildiğini söyledi.

Bu sayede örneğin konuşamayan bir kişinin beynindeki konuşma merkezinden alınan sinyaller, arabirim aracılığıyla anlık olarak deşifre edilerek kişinin konuşabilir hale getirilmesi mümkün olacak.

Aynı örnek görme engeli bulunan kimseler için de geçerli. Şu an “Zengin Matriks Noktalama” adı verilen teknolojiyle, görme engeli bulunan bir kişiye renk, büyüklük ve hız gibi parametrelerde noktasal görüntüler olarak aktarılabileceğini belirten Sabes, üzerinde çalıştıkları “Zengin Görsel Geribildirim” ile yakın gelecekte kişinin görmese bile, görmesi gereken görüntünün beyin arabirimiyle anlık olarak gösterilebileceğini belirtiyor.

Bu, somataduyu kortekste yer alan dokunma hissi merkezi için de mümkün. Hatta günümüzde robotik kolları çalıştırmak için uygulanan methodlar geliştirilerek kas kontrolünün mümkün olduğu yakın bir gelecekte herhangi bir uzvu kullanmadaki engelin önüne de geçilmiş olacak.

Bilişsel işlevlerin yerine getirildiği hipokampus bölgesindeki nöron koleksiyonları üzerinde de çalışan uzmanlar, örneğin, kendi haritalandırma sistemimizin de beyin-bilgisayar arabirimi sayesinde unutulma derdinden sıyrılacağını -başka bir deyişle kaybolunmayacağını- ekliyor.

Tüm bu teknolojinin fantastik gibi görünse de şu an itibariyle mevcut olduğunun altı çiziliyor. Matrix’e gönderme yapılarak, bir gün kung-fu hareketlerinin de deşifre edilerek yüklenecek hale getirilebileceği belirtiliyor; hatta Elon Musk soru-cevap bölümünde konuyla ilgili olarak gelecekte AppStore benzeri bir uygulama mağazası olabileceğini, bu sayede de bu teknolojiyle uyumlu çalışması planlanan herhangi bir şeyin kötü kullanıma karşı denetlenebilirliğinin sağlanabileceğini ekliyor.

Matrix, ütopya ve telepati

Epilepsi, Parkinson, OCD, Dystonia vb. hastalıkların tedavisi süresince oluşan maddi ve manevi kayıpların büyük ölçüde azaltılacağı iddia edilen yeni teknoloji tüm acıların dindirildiği bir ütopyanın mümkün olabileceği bir kapıyı da aralıyor.

Neuralink’i aynı zamanda “yeni bir tür iletişim” olarak tanımlayan Elon Musk, yakın gelecekte insanların kablosuz olarak -tıpkı telepati gibi- iletişim kurabileceğini belirtiyor. Şimdilik uygulama üzerinden erişim sağlanabilen teknoloji, Elon’ın bu örneğinden yola çıkarak gerçek anlamda bir Matrix evreni yaratabilir. Karma gerçeklik ekipmanları yerine beynimizin 3. katmanında oyunlar oynayıp, filmler izleyebilir, gerçekliklerimizi yükleyip düzenleyebilir, hatta hiç olmayan evrenlerde yaşam benzeri deneyimlere yol alabiliriz.

2019 EtkinlikleriAppStoreARArtırılmış GerçeklikBMI bilgisayar kontrolüDJ SeoDr. Matt McDougallDystoniaElon MuskEpilepsiKarma GerçeklikMatrixMROCDParkinsonPhilip SabesSanal GerçekliksomatoduyuTelepatiütopyaVRZengin Görsel GeribildirimZengin Matriks Noktalama
Yorum (0)
Yorum Yap